Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart'ın talimatıyla hazırlanan ve 217 yıldır çözülemeyen şifreli bir mektup, modern teknolojinin yardımıyla nihayet okunabildi. Tarihi belgenin deşifre edilmesi, Napolyon dönemindeki askeri stratejiye ait gizli ayrıntıları gözler önüne serdi.
1809 yılına ait mektup, Napolyon'un üvey oğlu Eugène de Beauharnais'ın karargahında hazırlanarak Fransız General Auguste de Marmont'a gönderilmişti. Avusturya ile savaş hazırlıklarının sürdüğü dönemde yazılan mesaj, askeri bilgilerin düşman eline geçmesini engellemek amacıyla özel sembollerle şifrelenmişti.
217 Yıllık Şifre Altı Saatte Çözüldü
Siber güvenlik alanında faaliyet gösteren bir şirkette görev yapan mühendis Carter Church, mektubun 1969 yılında yayımlanan eski bir görüntüsünü yapay zeka sistemiyle analiz etti. Yaklaşık 1.300 şifreli karakter içeren belgede sayılar, harfler ve özel işaretler yer alıyordu.
- Yapay zeka, şifreli sembolleri tek tek inceleyerek her birinin hangi harflere karşılık geldiğini belirledi.
- Önceden hazırlanan kısmi şifre tablosu ve tarihi kaynaklar da çözüm sürecinde kullanıldı.
- Bütün bu adımların ardından mesaj yaklaşık altı saatte tamamen çözüldü.
Mektuptaki Gizli Talimatlar Ortaya Çıktı
Çözülen belgede Fransız, Bavyera ve Polonya birliklerinin Avrupa'daki konumlarına ilişkin bilgilerin bulunduğu belirlendi. Napolyon'un, Avusturya'ya karşı hazırlanan askeri harekât kapsamında General Marmont'u bilgilendirmek istediği anlaşıldı.
Mektupta dikkat çeken temel noktalar ise şunlar:
- Friuli ordusunun 80 bin askerden oluştuğu belirtiliyordu.
- Avusturya'nın farklı cephelerden saldırıya uğrayacağı ifade ediliyordu.
- Marmont'a, harekete geçme emri aldığında karşısındaki kuvvetlerden çekinmemesi yönünde net bir talimat veriliyordu.
Tarihçiler İçin Yeni Bir Kapı Açıldı
Araştırmacılar, belgedeki bilgileri diğer tarihi yazışmalarla karşılaştırarak mektubun 1809'un Mart ayının son günlerinde hazırlandığını tespit etti. Daha önce tamamı okunamayan belgenin başarıyla çözülmesi, yapay zekânın tarihi şifrelerin ve gizli yazışmaların araştırılmasında ne kadar etkili olabileceğini de ortaya koydu.