Fransız kolonyal yönetiminin 1902 yılında Vietnam'ın Hanoi kentinde başlattığı fare avı kampanyası, ekonomi ve kamu politikaları tarihinin en dikkat çekici başarısızlık örneklerinden biri olarak yeniden gündeme geldi.
Veba salgınıyla mücadele etmek amacıyla başlatılan uygulamada yetkililer, kanalizasyon sisteminde çoğalan fareleri yok etmek için halka para ödülü teklif etti. Teslim edilen her fare kuyruğu için 1 sent ödeme yapılması kararlaştırıldı. Ödülün tüm fare gövdesi yerine yalnızca kuyruk karşılığında verilmesi, bürokratik kolaylık sağlamak amacıyla tercih edilmişti.
Bir yıl içinde yetkililere 55 milyondan fazla kesik fare kuyruğu teslim edildi. Sayılar etkileyici görünüyordu ancak kentteki fare popülasyonunda beklenen azalma hiçbir şekilde gerçekleşmedi.
Çok geçmeden sokaklarda kuyruksuz ama hâlâ canlı fareler dolaşmaya başladı. Yapılan incelemelerde, ödül sisteminden düzenli gelir elde etmek isteyen avcıların yakaladıkları farelerin sadece kuyruklarını kesip hayvanları tekrar doğaya saldıkları ortaya çıktı. Serbest bırakılan bu kuyruksuz farelerin üremeye devam etmesi ise ödül programının temel hedefini tamamen etkisiz kıldı.
Hanoi'de yaşanan bu olay, ekonomi literatüründe bir sorunu çözmek için uygulanan teşviklerin sorunu daha da derinleştirmesini ifade eden 'Kobra Etkisi' ya da ters teşvik kavramının en somut tarihsel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Dünya genelinde 60 ülkede uygulanan 449 farklı tür kontrol programını inceleyen araştırmacılar, öne çıkan sonuçları şöyle sıraladı:
- Denetimi zayıf tasarlanan finansal teşvikler sıklıkla beklenenin aksi sonuçlar doğurabiliyor.
- Teşvik programlarının hedefe tam olarak odaklanması yerine, yalnızca ölçülebilir bir çıktı üretmeye yönlendirilmesi yan etkileri artırıyor.
- Bürokratik kolaylık adına seçilen basit ölçütler, kurnaz kullanıcılar tarafından istismar edilebiliyor.
Bu tarihi olay, günümüz kamu politikaları tartışmalarında bile teşvik tasarımının ne kadar hassas bir konu olduğunu gösteren önemli bir örnek olarak anılmaya devam ediyor.