Max Villman, kendisine eşlik eden FNSS Kurumsal İletişim Müdürü Cem Altınışık ile birlikte PARS 4x4, ZAHA ve PARS ALPHA 8x8 araçlarının direksiyonuna geçerek sahadaki performanslarını bizzat deneyimledi.
PARS 4x4: Tam bir tank katili
Cem Altınışık, PARS 4x4'ün özel bir göreve hizmet ettiğini belirterek şunları söyledi: "Bu tam bir tank avcısı, aslında bir tank katili. Tanksavar füzelerini ve yedek mühimmatları taşımak gibi spesifik bir görevi var. Onu özel kılan şey ise amfibi olması. Bir nehir kıyısına geldiğinde hiçbir hazırlık yapmadan doğrudan suya girip yüzebilir ve nehri kolayca geçebilir."
Aracın vur-kaç taktiği için ideal olduğunu vurgulayan Altınışık, "İstihkamcıların köprü kurmasını beklemenize gerek yok. Sadece nehri yüzerek geçer, görevini tamamlar ve geri döner. Çünkü ateş edip hemen uzaklaşmak zorundadır, aksi takdirde bir hedefe dönüşür" dedi.
Motor grubunun aracın arka kısmında yer aldığını anlatan Altınışık, yüzmek için gereken açık alan ve hava girişinin bu tasarımın aynı zamanda mürettebat için mükemmel görüş açısı sağladığını kaydetti. Araçta nişancı, nişancı yardımcısı, sürücü ve komutan olmak üzere dört kişilik görev ekibi bulunuyor. Birkaç yüz adedi ordunun envanterine teslim edilen aracın üretimi hâlâ devam ediyor.
ZAHA: Kasırgaya yakın durumlarda bile yüzebiliyor
Deniz piyadeleri için özel olarak tasarlanan Zırhlı Amfibi Hücum Aracı'nın (ZAHA) yanına geçen ikili, aracın tamamen farklı bir konsepte sahip olduğunu öğrendi. Altınışık, "Bu bir deniz piyadesi hücum aracı. Deniz Piyadeleri Kolordusu'nu denizden kıyıya ulaştırmak için inşa edildi. Adadan adaya, karadan adaya veya adadan karaya gibi kıyıdan kıyıya operasyonlar da yapabilir" ifadelerini kullandı.
Aracın amfibi hücum gemilerine yüklenebildiğini belirten Altınışık, araçla ilgili şu teknik detayları paylaştı:
- 21 deniz piyadesi taşıyabiliyor
- Suda 7 knot hıza kadar çıkabiliyor
- Neredeyse bir kasırgaya yakın olan 4. Deniz Durumu'nda bile kullanılabilir
- Su soğutma sistemine geçiş yaparak hava girişini tamamen kapatabiliyor
- Yapısı gereği ters dönse bile kendi kendini düzeltebiliyor
Villman: "Çok keyifliydi"
Ziyaretin en heyecan verici bölümünde Max Villman, PARS ALPHA 8x8 Yeni Nesil Zırhlı Muharebe Aracı'nın direksiyonuna geçti. Test sürüşünün ardından aracın çok yüksek hızlara çıkabildiğini, arazide mükemmel bir yol tutuşuna sahip olduğunu ve frenlemesinin çok kolay olduğunu belirten Villman, "Tüm o yükle, kuleyle ve her şeyle bu aracı kullanabilmek gerçekten çok keyifliydi" dedi.
Aracın korkutucu ve heybetli görünümüne dikkat çeken Villman'a yanıt veren Altınışık, "Bu, savaş alanında mızrağın ucu. Yeni nesil zırhlı savaşlar için özel olarak inşa edildi ve Türk ordusu tarafından Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Programı için seçildi" diye konuştu.
PARS ALPHA 8x8'in öne çıkan özellikleri
Altınışık, aracın teknik özelliklerini şöyle sıraladı:
- 30 tonun üzerinde ağırlık ve 8x8 yapı
- İki kişilik kule üzerinde atışa hazır iki ATGM (havadan tanksavar füzeleri)
- Ana silah olarak 30 milimetrelik Bushmaster, 40 milimetreye dönüştürülebilir yapı
- 7.62 eş eksenli zincirli tüfek
- Kullanıcı gereksinimlerine göre uzaktan komutalı silah sistemi eklenebilir
"Mayın patlamasından uzakta kalıyorsunuz"
PARS ALPHA'yı özel kılan en büyük detayın güç grubunun konumu olduğunu anlatan Altınışık, geleneksel yaklaşımın aksine motorun yan yana yerleştirildiğini ve aracın ön ucuna çok kompakt bir şekilde sığdırıldığını belirtti. Bu sayede sürücü ve komutan yan yana oturabiliyor ve mürettebatla göz teması kurabiliyor. 360 derecelik kamera sistemi sayesinde zifiri karanlıkta bile araç rahatça kullanılabiliyor. Motorun bu konumu ön kısımdan gelebilecek tehditlere karşı ekstra üst koruma sağlıyor.
Altınışık, "Bir mayına çarparsanız, ilk temas eden birinci akslarınız olur. Bu da mürettebatınızla birlikte mayın patlamasından uzakta kaldığınız anlamına gelir" ifadelerini kullandı.
Süvari konfigürasyonu ve tanksavar yeteneği
Aracın arka kısmındaki süvari aracı konfigürasyonunu tanıtan Altınışık, bu konfigürasyonun keşif görevleri için ideal olduğunu söyledi. Aracın ana muharebe tanklarına çok yakın piyadelerle birlikte kullanılabildiğini belirten Altınışık, her iki yanda bulunan at-unut özellikli tanksavar füzelerinin 5 kilometre mesafeden ateşlenebildiğini vurguladı: "Bu, yeni nesil herhangi bir ana muharebe tankının menzilinin dışındadır." Aracın 30 tonluk ağırlığının temel nedeninin sunduğu yüksek zırh koruması olduğuna dikkat çeken Altınışık, aynı platform içinde hem mayın hem de el yapımı patlayıcı (EYP) koruması sağlanabildiğini söyledi.
Mürettebat hayatta kalma donanımları
Aracın içindeki hayatta kalma donanımları da son derece kapsamlı. Altınışık, bu sistemleri şu şekilde anlattı:
- Mayın patlamasını sönümleyen koltuklar
- Otomatik yangın söndürücüler
- Parçacık kalkanları (spall liner) – Gövdeye darbe geldiğinde oluşan parçacıkları tutuyor
- Isı, soğuk ve sese karşı tam izolasyon
- Özel tüfek rafları – Mayın patlaması anında tüfeklerin havada uçuşmasını engelliyor
- Beş noktalı emniyet kemerleri – Koltuğa sabitleyerek güvenliği artırıyor
Altınışık, mayına çarpıldığında 0G'den 100G'ye çıkıldığını ve içerideki her şeyin bir mermiye dönüşebileceğini hatırlatarak, bu donanımların mürettebatın hayatta kalmasını sağlamak için tasarlandığını belirtti.