Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. TÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Abdulkadir Karagöz festival kapsamında düzenlenen Teknoloji Masası'na konuk oldu ve tarım teknolojilerinde Türkiye'nin ulaştığı noktayı anlattı.
TÜME Vakfının temellerinin geçen yıl TEKNOFEST'te atıldığını hatırlatan Karagöz, bu etkinlikte tarım standı ve ineklerin olmasının başlangıçta garipsendiğini, ancak tarım ve hayvancılık konusunun gıda arz güvenliği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Savunma sanayisinde geliştirilen insan kaynağı, kod yazabilme ve özgüven gibi kabiliyetlerin sivil teknolojilerde de birçok alana sirayet etmeye başladığını vurguladı.
Karagöz, teknolojinin farklı bir noktaya gittiğini ve yeni nesil teknolojilerin konuşulması gerektiğini söyleyerek, bu teknolojilerin sahaya inmesi ve kullanılmasına yönelik güçlü bir talep olduğunu ifade etti. Vakfın etrafında Anadolu'nun dört bir yanında uygulanabilir hale getirmeyi amaçladıklarını belirtti.
40 Çiftlik Hedefi
Karagöz, önümüzdeki sene TEKNOFEST'e gitmeden önce sahada uygulanabilir hale getirilecek sistemleri şöyle sıraladı:
- Otonom teknolojiler
- Fan sistemleri ve akıllı ahırlar
- Kompost altlık ve otonom sağım sistemleri
- Otonom ilaçlama ve yem karma makineleri
- Buzağı besleme ve otonom hasat sistemleri
Bu sistemleri içeren 40 çiftlik kurmayı hedeflediklerini belirten Karagöz, bu alanda iş yapmaya talip 40 gencin Anadolu'nun dört bir yanında köy köy dolaşılarak bulunduğunu söyledi.
1'er Milyon Lira Startup Desteği
TEKNOFEST'in Tarım Teknolojileri Yarışması'na rekor düzeyde katılım olduğunu açıklayan Karagöz, önceki yıllarda ortalama 15 bin takımın başvurduğunu, bu sene 80 bin takımın ve yaklaşık 250 bin gencin başvurduğunu bildirdi. Arz güvenliği, sağlıklı gıda ve beslenme, iklim ve çevre, fiyat istikrarı ile sosyolojik dönüşüm olmak üzere 5 ana alan belirlendiğini anlattı.
Şu anda 55 takımın finale kaldığını belirten Karagöz, bu takımların 4 ülkeden ve Türkiye'nin 22 ayrı ilinden geldiğini kaydetti. Final yarışmalarının başladığını dile getiren Karagöz, bu 55 takımdan 3'ünü kendi kümelenmelerinde paydaş olarak görmek istediklerini ve her birine 1'er milyon lira startup desteği vereceklerini açıkladı.
Dünyanın İlk Yapay Zekaya Dayalı Otonom Çiftliği
Gıda arz güvenliğinin önemine işaret eden Karagöz, tarım ve hayvancılıkta üretim yapanların artık yetştiricilik vasfının yanı sıra bir tekno girişimci gibi aktörleşmesi gerektiğini vurguladı. Dünyanın ilk yapay zekaya dayalı otonom çiftliğinin Türkiye'de olduğunu belirten Karagöz, şunları söyledi:
"Bu teknolojilerle sadece arz güvenliğimizi garanti altına almayacağız, dost ve kardeş ülkelerimizin de arz güvenliğini garanti altına alacağız ve kendi teknolojilerimizi de ihraç ediyor olacağız."
Süt yönetim sistemlerinden iklimlendirme sistemlerine, Isparta'da üretilen fan sistemlerinden Burdur'da üretilen buzağı besleme sistemlerine kadar tam bir entegre sistem sunduklarını belirten Karagöz, bu modelde öncü olduklarını kaydetti. Bir yıldır yüz binlerce veriyle kendi yapay zekalarını inşa ettiklerini, Isparta'daki buzağı robotundaki veriyle Kocaeli'deki sağım robotunun verisini birbiriyle anlamlandırdıklarını anlattı.
Kendi verilerini inşa ettikten sonra normları ve standartları Türkiye olarak kendilerinin koymuş olacağını belirten Karagöz, bundan sonrakilerin 3-5 sene kaybetmek zorunda kalacağını ve onların takipçisi olacaklarını ifade etti.
Gıda Silah Olarak Kullanılmayacak
Yapay zekanın insanlığın sağlıklı ve uygun fiyatlı beslenmesi için bir envanter olduğunu söyleyen Karagöz, yapay zeka kodlarını kendilerinin yazdığını ve verileri kendilerinin tuttuğunu belirtti. Kırmızı çizgilerinin gıdayı bir silah olarak kullanmamak olduğunu vurgulayan Karagöz, "Gıda insanlığın ortak paydasıdır. Önce ülkemiz, dost ve kardeş coğrafyalarımız ve tüm insanlık için üretiyoruz" dedi.
YÖK ile 10 üniversitede yapay zekaya dayalı otonom çiftlik kurulması konusunda protokol imzalandığını hatırlatan Karagöz, şu bilgileri verdi:
- 12 üniversitede yapay zekaya dayalı otonom çiftlik kuruldu
- Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bu işin merkezi oldu
- Harran, Uludağ ve Atatürk üniversitelerinde çalışmalar tamamlandı
- 40 bin gencin bu merkezlerde yetişmesi hedefleniyor
Çiftlik merkezlerinde elde edilen gelirin, Tarım Teknolojileri Yarışması'na katılan gençlere burs ve destek olarak, ürün geliştiren gençlerin startup yapılarak ürünleştirilmesi için kullanılacağını açıkladı.
12 Şehirde Otonom Model Devrede
Karagöz, 12 ayrı ilden 22 genci eğittiklerini, donattıklarını ve desteklediklerini belirterek, inşaatların tamamlandığını ve teknolojilerin yerleştirildiğini söyledi. Bu teknolojilerin uygulanacağı takvimi şöyle açıkladı:
- Cuma günü: Harran Üniversitesi'nde ilk hayvanlar girecek
- İki hafta sonra: Balıkesir'de uygulama başlayacak
- Üç hafta sonra: Burdur'da devreye girecek
- Bir ay sonra: Zonguldak'ta teknolojiler uygulanacak
Süt Zirvesi'nde tanıştığı Balıkesir'den Furkan isimli bir gençten örnek veren Karagöz, bu gencin önce eğitim çiftliklerine alındığını, sınavları başarıyla geçtiğini ve şimdi kendi toprağında yapay zekaya dayalı otonom çiftliğinin inşaatını yaptığını anlattı.
Hayvan Varlığının 5'te 1'İyle Aynı Verim
Karagöz, süt hayvancılığında verimlilik konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:
"Şu anda 20 milyon ton süte ihtiyacımız var ve yaklaşık 10 milyon inekle hallediyoruz. Süt hayvanı sayımızı 8-10 milyonlardan 2 milyona indirelim, 40 bin gencimiz çok daha verimli hayvancılık yapsınlar."
Türkiye'nin süt üretiminde arz fazlası olan bir ülke olduğunu, ancak etteki yüzde 5-10'luk açığın fiyat istikrarsızlığına yol açtığını belirten Karagöz, et fiyatını ucuzlatmanın yolunu besicilerin pansiyon besiciliğinden etçi anaç üreticiliğine evrilmeleri ve aile tipi üreticilerin desteklenmesi olarak gösterdi.
Hedefler Büyük
Büyükbaş hayvancılığında yapay zekaya dayalı otonom modeller için hedeflerinin 40 bin genç olduğunu açıklayan Karagöz, ayrıca:
- Teknolojiyle desteklenmiş 600 bin aile üreticisiyle etçi anaç varlığını 6 milyon başa çıkarmayı hedeflediklerini
- Bu sene 22 gence kurulan otonom modelin yıl sonuna kadar 40'a tamamlanacağını
- Önümüzdeki sene 400 genci desteklemeyi amaçladıklarını
- İleride 1 yıl içinde 40 bin genci eğitip sertifikalandırabileceklerini
Karagöz, Türkiye'de en önemli üç risk alanı olan iklim değişikliği, arz nedenli fiyat kırılganlığı ve su kıtlığına karşı üretim verimliliğini artırarak çözüm üreteceklerini belirterek, teknolojik verimliliği artıracaklarını ve arz güvenliğini güvence altına alacaklarını vurguladı.
Risklere karşı çözümün yapay zeka, otonom üretim sistemleri ve milli tarımsal veri altyapısı olduğunu ifade eden Karagöz, küresel iklim krizine karşı görüntü işleme teknolojileriyle de çözüm üretilmesinin önemine dikkati çekti.