Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Necla Uygur, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Usta sanatçının vefatı, ailesi ve sevenlerini derin bir üzüntüye boğdu.
Oyuncular Süheyl ve Behzat Uygur'un annesi olan Necla Uygur için Uygur ailesi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "Tiyatromuzun usta oyuncusu, canımız annemiz Necla Uygur'un tedavi gördüğü hastanede bugün aramızdan ayrıldığını derin bir üzüntüyle duyuruyoruz" ifadelerine yer verildi.
CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU
Necla Uygur'un cenazesi, 9 Ekim Cuma günü İstanbul'daki Teşvikiye Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
NECLA UYGUR KİMDİR?
Necla Uygur, Türk tiyatrosunun köklü ailelerinden Uygur ailesinin bir ferdi olarak uzun yıllar sahnelerde görev yapmış bir tiyatro sanatçısıydı.
1952 yılında Türk tiyatrosunun önemli güldürü ustalarından Nejat Uygur ile evlenen Necla Uygur, eşinin sanat yaşamı boyunca tiyatro çalışmalarında yer aldı. Nejat Uygur'un 1949 yılında kurduğu tiyatro topluluğunun faaliyetlerine de katkı sunan sanatçı, yıllarca tiyatro sahneleri ve Anadolu turnelerinde aktif biçimde görev aldı.
- Necla ve Nejat Uygur çiftinin beş oğlu dünyaya geldi: Ahmet, Kemal, Behzat ve ikiz kardeşler Süheyl ile Süha.
- Çocuklarından Süheyl ve Behzat Uygur da anne ve babalarının izinden giderek tiyatro sanatçısı oldu.
- Sanatçı, 2016 yılında düzenlenen 21. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Çolpan İlhan Sanata Değer Katan Kadınlar Özel Ödülü"ne layık görüldü.
Uygur'un eşi Nejat Uygur, 18 Kasım 2013'te 86 yaşında hayatını kaybetmiş ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilmişti.
Necla Uygur, eşini 2015'deki bir söyleşide duygusal sözlerle anlatmıştı: "Nejat Uygur olmadan pabucu hep yamalı çıkardı sahneye. Behzat'ın doğumuyla biraz düzeldik. Çocuklarımın hiç oyuncakları olmadı ama yaratıcılardı. Tahtaya çivi çakıp bozuk parayla maç yaparlardı. Tahtadan tabanca yapıp oynarlardı. Çok yokluk içinde büyüdüler. Pijama yamayarak çocuklarımı okula gönderdim. 'İstanbul büyük deniz, sizi yutar' demişlerdi ama İstanbul, Nejat'ı yutamadı."