ABD'nin Utah eyaletinde, karayoluyla ulaşılması son derece güç olan yüksek rakımlı dağ göllerine balık taşımacılığında alışılmışın dışında bir yöntem uygulanıyor. Utah Yaban Hayatı Kaynakları Bölümü tarafından yürütülen program kapsamında her yıl 300'den fazla dağ gölüne havadan balık bırakılıyor.
Yaban hayatı koruma ve ola balıkçılığı imkanlarını sürdürülebilir kılmak amacıyla uygulanan bu yöntem, eyalette en az 1956'dan beri kullanılmaya devam ediyor.
Tek uçuşta 10 binden fazla balık taşınıyor
Operasyonda Cessna 185 Skywagon tipi küçük uçak görev yapıyor. Balıkların taşındığı özel tank, yedi ayrı bölmeden oluşuyor. Bu sayede uçak tek bir uçuşta yedi farklı göle balık taşıyabiliyor. Bir seferde yaklaşık 6 santimetre büyüklüğünde 10 binden fazla yavru balık taşınabiliyor.
Uçak göle ulaştığında mümkün olduğunca su yüzeyine yaklaşıyor ve balıklar taşıma suyuyla birlikte aşağı bırakılıyor. Bırakma yüksekliği, çevredeki ağaçlar, kayalıklar ve uçuş güvenliği koşullarına bağlı olarak yaklaşık 15 ila 46 metre arasında değişiyor.
Küçük balık, yüksek hayatta kalma oranı
İlk bakışta balıkların bu yükseklikten suya düşmesi riskli görünse de yöntemin başarısının sırrı balıkların çok küçük olmasında yatıyor. Uygulamada 2,5 ila 7,6 santimetre uzunluğundaki yavru balıklar kullanılıyor. Küçük ve hafif olmaları, hava direncinin düşüş hızını yavaşlatıyor. Yetkililer, daha büyük balıklar kullanılsaydı hayatta kalma oranının aynı düzeyde olmayacağını belirtiyor.
Geçen yıl 11,6 milyon balık bırakıldı
Havadan balık bırakma, Utah'ın çok daha geniş kapsamlı balıklandırma programının yalnızca bir ayağını oluşturuyor. Eyalet genelinde 2025 yılında uçak ve diğer taşıma yöntemleriyle 655 farklı göl ve su kaynağına toplam 11 milyon 660 bin 600 balık bırakıldı.
Bazı dağ gölleri her yıl, bazıları ise üç ila beş yıllık aralıklarla yeniden balıklandırılıyor. Bu sayede onlarca yıldır kullanılan sıra dışı yöntem, Utah'ın yüksek rakımlı göllerinde hâlâ aktif olarak uygulanmaya devam ediyor.
At sırtından uçağa uzanan değişim
Geçmişte balıklar su dolu kaplarla at sırtında dağlara taşınıyordu. Uzun kara yolculuklarında suyun oksijen seviyesini korumak zorlaşırken balıkların yaşadığı stres de ciddi düzeyde artıyordu. Uçakların kullanılmaya başlamasıyla birlikte binlerce yavru balık çok daha kısa sürede ulaşılması güç dağ göllerine ulaştırılabilir hale geldi. Böylece hem balık popülasyonunun korunması hem de doğal göl ekosistemlerinin sürdürülmesi kolaylaştı.