Mısır'ın İskenderiye kentinde devam eden su altı kazılarında, Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olarak kabul edilen İskenderiye Feneri'nin tasvirini taşıyan bronz bir mühür yüzüğü bulundu. Araştırmacılar, kayıp yapının bilinen ilk mühür yüzüğünde görüldüğü örneğinin bu buluntu olduğunu belirtiyor.
Keşif, İskenderiye'nin Doğu Limanı'nda, günümüzde Akdeniz'in suları altında kalan Antirhodos Adası'nda gerçekleştirildi. Kazıları Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü ile Mısır Sualtı Arkeolojisi Genel Müdürlüğü birlikte yürütüyor. Antirhodos'un geçmişte kentin kraliyet bölgesine dahil olduğu ve burada saray yapılarının bulunduğu biliniyor.
Fenerin tasviri yüzüğe işlenmiş
Deniz tabanından çıkarılan bronz yüzüğün üzerinde İskenderiye Feneri'ni gösteren bir tasvir yer alıyor. Mısır Yüksek Eski Eserler Konseyi Genel Sekreteri Hisham El Leithy, bunun ünlü fenerin tasvirini taşıyan bilinen ilk mühür yüzüğü olduğunu açıkladı.
Yüzükteki görüntünün, MS 2. yüzyıla tarihlenen bazı sikkelerdeki İskenderiye Feneri tasvirleriyle benzerlik taşıdığı belirlendi. Bu benzerlik nedeniyle yüzüğün de aynı döneme ait olabileceği değerlendiriliyor.
Buluntunun çıkarıldığı nokta da araştırmacılar için büyük önem taşıyor. Antirhodos'taki sarayın, Yunan coğrafyacı Strabon tarafından MÖ 29 ile 25 yılları arasındaki Mısır ziyareti sırasında görüldüğü ve tarif edildiği biliniyor. Yüzüğün burada bulunması, saray bölgesinin sonraki yüzyıllarda da idari amaçlarla kullanılmaya devam etmiş olabileceğine işaret ediyor. Mısırlı yetkililer, buradaki faaliyetlerin fenerin yönetimiyle bağlantılı olabileceği ihtimalini de değerlendiriyor.
Denizin altından başka buluntular da çıktı
Doğu Limanı'ndaki çalışmalar yüzükle sınırlı kalmadı. Dört farklı noktada yapılan kazılarda çok geniş bir tarih aralığına yayılan pekli eser gün yüzüne çıkarıldı:
- MÖ 4. yüzyıldan MS 4. yüzyıla kadar uzanan dönemlere ait seramikler
- Amforalar ve şişeler
- Kandiller ve sofra kapları
- Cam parçaları
İskenderiye Feneri, MÖ 3. yüzyılda Pharos Adası'nda inşa edilmiş ve yüzyıllar boyunca limana yaklaşan gemilere yol göstermişti. Depremler sonucunda büyük ölçüde yıkılan yapı günümüze ulaşamadı. Deniz tabanından çıkarılan küçük bronz yüzük ise kayıp yapının antik dönemde nasıl tasvir edildiğine dair yeni bir arkeolojik kanıt olarak değerlendiriliyor.