Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hande Çeliker, Dünya Görme Günü kapsamında göz sağlığının korunması ve erken tanının önemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında 'gözde sinek uçuşması' olarak bilinen şikayetlerin bazı durumlarda kalıcı görme kaybına yol açabilecek ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekti.
Göz önünde hareket eden siyah noktalar, ince çizgiler, örümcek ağı veya küçük gölgeler şeklinde tarif edilen uçuşmaların çoğunlukla gözün içini dolduran jel kıvamındaki vitreus sıvısında meydana gelen değişikliklerden kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Çeliker, bu durumun özellikle ilerleyen yaşlarda daha sık görülebildiğini söyledi.
Çeliker, gözde uçuşmaların her zaman ciddi bir hastalığa işaret etmediğini ancak aniden ortaya çıkması veya kısa sürede artmasının önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguladı.
Ani başlayan uçuşmalar mutlaka değerlendirilmeli
Prof. Dr. Çeliker, gözümüzün içini dolduran vitreus adlı jel yapının yaşla birlikte değişime uğrayabileceğini ve bu süreçte kişilerin gözlerinin önünde uçuşan siyah noktalar, iplikçikler ya da örümcek ağına benzeyen görüntüler fark edebileceğini aktardı. Çoğu zaman bu durum yaşa bağlı doğal değişikliklerle ilişkili olsa da özellikle aniden başlayan veya sayısı hızla artan uçuşmalar retina yırtılmasının habercisi olabilir. Bu nedenle yeni başlayan uçuşmaların basit bir görme şikâyeti olarak değerlendirilmemesi ve göz hekimi tarafından incelenmesi büyük önem taşıyor.
Işık çakması ve perde inmesi hissine dikkat
Göz önünde uçuşmalara ışık çakması, görme alanında karanlık bir bölge oluşması veya perde inmesi hissinin eşlik etmesinin daha ciddi bir tabloya işaret edebileceğini belirten Prof. Dr. Çeliker, bu belirtilerin retina yırtılması ya da retina dekolmanı olarak adlandırılan, gözün ışığı algılayan tabakasının yerinden ayrılması durumunda görülebileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Çeliker şu uyarılarda bulundu:
"Özellikle gözde aniden başlayan ışık çakmaları, uçuşan cisimlerin sayısında belirgin artış ve görme alanının bir bölümünde perde veya gölge oluşması acil değerlendirme gerektiren belirtilerdir. Retina yırtılması zamanında fark edilmezse retina dekolmanına ilerleyebilir. Bu durum tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilir. Erken dönemde yapılan muayene ve gerekli müdahaleler, görmenin korunması açısından büyük önem taşır."
Yüksek miyopisi olanlarda risk daha fazla
Bazı kişilerde retina yırtılması ve dekolmanı riskinin daha yüksek olabileceğine dikkat çeken Çeliker, bu risk faktörlerini şöyle sıraladı:
- Yüksek miyopi: Gözün anatomik yapısına bağlı olarak retina daha hassas hale gelebilir.
- Göz travmaları: Dışarıdan gelen darbeler retinal dokuyu etkileyebilir.
- Geçirilmiş göz ameliyatları: Önceki cerrahi müdahaleler riski artırabilir.
- Bazı retina hastalıkları: Var olan retina problemleri yırtılma olasılığını yükseltebilir.
Ancak Çeliker, retina yırtılmasının yalnızca risk grubundaki kişilerde görülmediğini, daha önce herhangi bir göz hastalığı yaşamamış kişilerde de aniden başlayan uçuşmaların ciddi bir sorunun ilk belirtisi olabileceğini belirtti.
Erken tanı kalıcı görme kaybını önleyebilir
Gözde uçuşma şikayetiyle başvuran hastalarda göz bebeği büyütülerek yapılan ayrıntılı retina muayenesinin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Çeliker, bu değerlendirmeyle retina yırtıklarının ve diğer göz içi sorunların tespit edilebildiğini ifade etti.
Retina yırtıklarının uygun hastalarda lazer tedavisiyle kontrol altına alınabildiğini, retina dekolmanı gelişen durumlarda ise cerrahi müdahale gerekebildiğini belirten Çeliker, erken tanının tedavi başarısını ve görmenin korunma olasılığını artırdığını söyledi.
Prof. Dr. Çeliker son olarak şu sözlerle uyardı: "Özellikle göz önünde aniden başlayan uçuşmalar, ışık çakmaları ve görme alanında perde hissi gibi belirtiler ihmal edilmemelidir. Bu şikayetlerin ortaya çıkması durumunda aynı gün acil göz muayenesi yapılması, kalıcı görme kaybının önlenmesi açısından belirleyici olabilir."