Türk futbolunda hakemler üzerinden başlayan soruşturma, Merkez Hakem Kurulu'nun yapısı, hakem atamaları, klasman uygulamaları ve sınavlarda usulsüzlük iddialarıyla her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun tutuklanmasının ardından gözler, hakemlik sisteminin nasıl işlediğine ve soruşturmanın hangi noktalara kadar genişleyebileceğine çevrildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın resmi belgede sahtecilik ve mobbing iddiaları üzerine başlatıldığını belirterek, bazı hakemlerin belirli maçlara ayrıcalıklı şekilde görevlendirildiği, bazı hakemlerin klasman dışı bırakıldığı ve bu süreçte mobbing uygulandığı iddialarının incelendiğini açıkladı.
Soruşturma kapsamında şu delillere ulaşıldığı bildirildi:
- MASAK raporları ve HTS kayıtları
- Hakemler arasındaki WhatsApp yazışmaları
- Sınavlarda bazı hakemlere ayrıcalık tanınması iddiaları
- Önceden verilen sınav soruları ve kasıtlı düşük notlar
- Hakemlere yönelik disiplin soruşturmaları
Gürlek, "Biz hakemlerin adalet çerçevesinde, hiç kimseye bağlı olmadan, kurallara riayet ederek maçları yönetmesini istiyoruz. Maalesef yürüttüğümüz soruşturmalarda bunun böyle olmadığını gördük" ifadelerini kullandı. Soruşturmanın amacının futbolun temiz kalmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Gürlek, "Teşvik, yani bir kötü niyet, hakemlerin kasıtlı olarak bir şeye göz yumması... Bunların olmaması lazım" dedi.
"BU İŞİN MİLADI OLMALI"
Türkiye'de 30'un üzerinde futbol takımını çalıştıran teknik direktör Yılmaz Vural, soruşturmanın Türk futbolu açısından bir milat olması gerektiğini söyledi. Uzun süredir camiada konuşulan iddiaların bugüne kadar yeterince ciddiye alınmadığını belirten Vural, soruşturmanın sahiplenilmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.
"Bugüne kadar bu konu bilindiği halde kimse müdahale etmemişti. Kendisi müdahil oldu. İnşallah bu, futbolun bir miladı olur" diyen Vural, başarıların ve şampiyonlukların yeniden tartışılması gerektiğini vurguladı.
Vural, "Herkes, konjonktürde kim güçlüyse bu konuyu kullanmış. Dolayısıyla başarıların tartışılması, şampiyonlukların tartışılması gerekiyor. Birileri birilerine daha ayrıcalıklı davranmış manası çıkıyor bu soruşturmadan" değerlendirmesinde bulundu.
"TEŞVİK EDENLERİN ÜZERİNE GİDİLMELİ"
Futboldaki usulsüzlüklerin yalnızca sahadaki kişiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Vural, "Bir insan durup dururken kötü işlere bulaşmaz, muhakkak birileri onu buna teşvik etmiştir. Bunun üzerine gitmek lazım. Bu teşviği kim yaptı?" diye konuştu.
Soruşturmanın sonuna kadar götürülmesi gerektiğini söyleyen Vural, şüphelerin kulüp başkanlarına sıçraması gerektiğini savundu: "Bundan öncesinde şaibe varsa, bu kulüp başkanlarına sıçramalı. Durup dururken olan şeyler değil bunlar."
MHK BAŞKANI TUTUKLANDIYSA TFF BAŞKANI'NA KADAR UZANABİLİR
Uzun yıllar hakemlik yapan ve dört dönem MHK'da görev alan Metin Tokat, soruşturmanın yalnızca birkaç hakemin eylemleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. 30 yılı aşkın süredir futbol camiasının içinde olduğunu hatırlatan Tokat, "Toplumdaki güven zedelendi" dedi.
Soruşturma dosyasına yansıyan mesajların, MHK yönetimi ile hakemler arasındaki ilişki açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu söyleyen Tokat, hakem atamalarının bu süreçten etkilenip etkilenmediğinin ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Tokat'a göre asıl mesele, mevcut MHK yönetiminin değişiminden çok hakemlik sisteminin yapısının yeniden kurulması: "Ferhat gitsin, Murat gelsin ile bu iş düzelmez."
Tokat, MHK'nın TFF ve Kulüpler Birliği'nden bağımsız olması gerektiğini vurgulayarak şu görüşleri paylaştı:
- Suç atayanda, atananda ve onlara dikte edenlerde
- MHK'nın denetlenmesi ancak bağımsız olması gerekiyor
- TFF'den ve Kulüpler Birliği'nden bağımsız bir yapı şart
Soruşturmanın daha üst noktalara ulaşabileceğini belirten Tokat, "Olayın TFF Başkanı'na kadar uzayabileceği şeklinde tahmin ediyorum" ifadesini kullandı. Tokat ayrıca soruşturmanın kulüp başkanlarını da kapsayabileceğini savundu.
ŞAMPİYONLUKLARIN SIRALAMASI DEĞİŞEBİLİR
Spor hukukçusu Avukat Fatih Şaşıoğlu, soruşturmanın olası sonuçlarını futbol mevzuatı açısından değerlendirdi. TFF Futbol Müsabaka Talimatı'nın 26. maddesinin 4. fıkrasına dikkat çeken Şaşıoğlu, müsabaka sonucunu etkileme eyleminin tescilden sonra ortaya çıkması halinde dahi tescilin iptal edilebileceğini belirtti.
Ancak tescil iptalinin kulüplere tazminat veya başka bir talep hakkı vermediğine dikkat çeken Şaşıoğlu, "Tescilin iptalinin bir sonuç doğurmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatindeyim" dedi.
Müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik eylemlerin somut delillerle ortaya konulması halinde ilgili sezonun sıralamasının değişebileceğini belirten Şaşıoğlu, TFF'nin geçmiş sezonlara ilişkin böyle bir adım atmasının çok büyük hukuki sorunlar doğuracağı görüşünde.
2006 CALCIOPOLİ ÖRNEĞİ ÖNEMLİ
Şaşıoğlu, Avrupa'daki örnekler arasında 2006 İtalya Calciopoli soruşturmasına dikkat çekti. İtalya'da şike iddiaları sonucunda Juventus, Fiorentina ve Lazio'nun Serie B'ye düşürüldüğünü hatırlatan Şaşıoğlu, diğer takımlara da puan cezaları verildiğini belirtti.
Türk futbolunda da benzer bir soruşturmanın adil rekabet anlayışını yeniden tesis edecek şekilde yürütülmesi gerektiğini savunan Şaşıoğlu, geçmiş sezonların yeniden değerlendirilmesinin şu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti:
- Küme düşen takımların durumu
- Avrupa kupalarına katılamayan takımların hakları
- Bir üst lige çıkamayan takımların durumu
- Futbolcuların sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar
GÖZLER TFF'DE
Soruşturmanın adli boyutunun yanı sıra TFF'nin alacağı kararlar da Türk futbolunun geleceği açısından belirleyici olacak. Yönetim Kurulu'nun cuma günü olağanüstü seçim gündemiyle toplanacağı belirtilirken, federasyonda yaşanabilecek değişiklikler ve MHK'nın geleceği de yeniden gündemdeki yerini aldı.