Ağrısız olsa bile ihmal etmeyin: Meme kanserinde kritik belirtiler açıklandı

Ali Yılmaz Ali Yılmaz | | 2 dk okuma (363 kelime)
Ağrısız olsa bile ihmal etmeyin: Meme kanserinde kritik belirtiler açıklandı
Onkoloji uzmanı, meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtileri sıralayarak erken tanıya dikkat çekti. Aile öyküsü bulunmayan vakaların oranının yüzde 80'e ulaştığı vurgulandı.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kritik değerlendirmelerde bulunan Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Acar, erken tanı ve zamanında tedavinin hastalığa bağlı kayıpları azaltmada son derece belirleyici bir rol oynadığını belirtti.

Prof. Dr. Acar, aile öyküsünün risk değerlendirmesinde önemli olduğunu ancak tek belirleyici olmadığını vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 80'inin, kadın olmak ve yaş dışında belirli bir risk faktörü bulunmayan kişilerde ortaya çıktığına dikkat çekildi. Bu nedenle "Ailemde meme kanseri yok, benim de kontrol yaptırmama gerek yok" anlayışının tamamen yanlış olduğu ifade edildi.

Risk faktörleri arasında ise şu unsurlar sayıldı:

  • İlerleyen yaş
  • Bazı kalıtsal gen değişiklikleri
  • Obezite
  • Alkol kullanımı
  • Menopoz sonrası hormon tedavileri

Uzman, risk değerlendirmesinin kişinin sağlık geçmişi ve aile öyküsünün birlikte ele alınarak yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Ağrısız kitle bile önemsenmeli

Prof. Dr. Acar, meme kanserinde dikkat edilmesi gereken belirtileri tek tek sıraladı:

  • Memede veya koltuk altında yeni gelişen kitle ya da sertlik
  • Memenin şekil veya boyutunda meydana gelen değişim
  • Ciltte çökme ve portakal kabuğu görünümü
  • Meme ucunda içe çekilme
  • Kendiliğinden gelişen meme ucundan akıntı

Kitlenin ağrısız olması onu önemsiz kılmaz. Her değişiklik kanser anlamına gelmese de mutlaka nedeninin belirlenmesi gerekir. Sağlık Bakanlığı'nın ulusal meme kanseri tarama programı kapsamında 40–69 yaş aralığındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi çekilmektedir. Tarama, henüz yakınması olmayan kişilerde hastalığın erken saptanmasını hedefler. Bununla birlikte, meme üzerinde yeni bir değişiklik fark eden her kadın yaşına veya son mamografi tarihine bakmaksızın derhal hekime başvurmalıdır.

Aile öyküsü veya kalıtsal yatkınlığı bulunan kadınlarda ise taramaya başlama yaşı, kullanılacak yöntemler ve takip aralıkları uzman değerlendirmesiyle belirlenmelidir.

Tedavi planı her hastaya özel hazırlanıyor

Tanı sürecinde muayene ve uygun görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını, şüpheli bulgularda biyopsiyle alınan doku incelemesinin gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Acar, biyopsinin yalnızca tanıyı doğrulamakla kalmayıp tümörün biyolojik özelliklerinin de belirlenmesine olanak sağladığını söyledi. Bu bilgiler tedavi planının hazırlanmasında yol gösterici bir nitelik taşıyor.

Uzman, tedavinin her hastada aynı olmadığını vurgulayarak, hastalığın evresi, tümörün özellikleri ve kişinin genel sağlık durumunun birlikte değerlendirildiğini aktardı. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavileri ve hedefe yönelik ilaçlar, uygun hastalarda tedavi planına dâhil edilebiliyor. Süreç, ilgili uzmanlıkların ortak değerlendirmesiyle yürütülüyor.

Prof. Dr. Acar, konuşmasını şöyle noktaladı: "Meme sağlığındaki değişiklikleri fark etmek ve zamanında değerlendirilmesini sağlamak kadar, hiçbir yakınma yokken de uygun tarama programına katılmak hayati önem taşır. Farkındalık, kontrollerin ertelenmediği bir sağlık alışkanlığına dönüşmelidir."

Ali Yılmaz - Vera Haber Gazetesi
Ali Yılmaz Gündem & Politika Şefi

Ankara ve Türkiye gündemi, parlamento kulisleri ve siyasal analizler üzerine 15 yılı aşkın deneyime sahip kıdemli gazeteci.

Yazar Profili & Tüm Yazıları

Bağlantılı Gelişmeler & Benzer Haberler

Özel Seçki

Yorumlar (0)