Kastamonu'da 4 Yıllık Aranın Sonunda Hasat! Endemik Üryani Eriği Kansere Karşı Direnç Kazandırıyor

Ali Yılmaz Ali Yılmaz | | 3 dk okuma (524 kelime)
Kastamonu'da 4 Yıllık Aranın Sonunda Hasat! Endemik Üryani Eriği Kansere Karşı Direnç Kazandırıyor
Sadece Kastamonu ve Daday'da yetişen endemik üryani eriğinin hasadına 4 yıl sonra yeniden başlandı. Üniversite deneyleriyle kansere karşı direnç kazandırdığı belgelenen meyvenin kabuklarından çay yapılması da hedefleniyor.

Kastamonu'nun yalnızca bu topraklarda yetişen endemik meyvesi üryani eriğinin hasadına 4 yıllık aranın ardından yeniden başlandı. Osmanlı mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olarak bilinen ve coğrafi işaret belgesiyle tescillenen bu özel meyve, sağlık açısından sunduğu faydalarla da adından sıkça söz ettiriyor.

Türkiye'de sadece Kastamonu il merkezinde ve Daday ilçesinde yetişen üryani eriği, antioksidan bakımından zengin yapısıyla sağlıklı yaşam meyveleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Magnezyum, potasyum, demir ve B grubu vitaminleri açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip olan meyve, flavonoidler açısından da son derece dolu bir yapıya sahip. Bu sayede vücudun hastalıklara karşı doğal bir direnç kazanmasına katkı sağlıyor.

İçeriğinde fazla şeker barındırmaması nedeniyle diyabet ve obezite sorunu yaşayanlar da rahatlıkla tüketebiliyor. Kastamonu merkez ilçesine bağlı Halife köyünde ve Daday ilçesinde ağaçlardan toplanan erikler, önce kabukları soyularak kurutuluyor. Kurutulmuş şekilde tüketilebilen üryani eriğinden ayrıca pestili, hoşaf ve eğşi gibi yöresel ürünler de hazırlanabiliyor.

Kanser Savar Özellik Üniversite Deneyleriyle Belgelendi

Üryani eriğinin sağlığa katkıları tesadüfle sınırlı değil. Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri tarafından yürütülen deneylerde meyvenin kansere karşı vücuda direnç kazandırdığı bilimsel olarak belgelendi. Deney kapsamında balıkların bir kısmına kanserojen madde enjekte edildi ve ardından bu balıklara üryani eriği yedirildi. Sonuçta, üryani eriği ile beslenen balıkların kanserojen maddeye karşı ciddi bir direnç geliştirdiği gözlemlendi ve bu bulgular uluslararası bir yayınla da paylaşıldı.

"Üryani Eriği Sindirim Sistemine Mükemmel İyi Gelen Bir Ürün"

Üryani erik üreticisi Feza Tiryaki, meyvenin üretim sürecinden sağlık faydalarına kadar birçok konuda bilgi verdi. Tiryaki, eriklerin olgunlaştıkça sıcak ve soğuk su eşliğinde elde kabuğunun soyulduğunu belirterek, "Üryan kelimesi tam da buradan geliyor. Asıl adı 'ala' eriktir. Soyulduktan sonra en güzel ve en gösterişli olanları çam veya gürgen tahtalar üzerinde kurutulur. Bu 15 günlük bir emek gerektiriyor. Hava nemli olursa kaldırmak gerekiyor. Eriklerin hiçbiri birbirine değmeden kurur. Böylece 2-3 yıl raf ömrüne sahip bir ürün elde edilir" şeklinde konuştu.

Sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkisine de değinen Tiryaki, "Hepimizin bir şekilde sindirim sorunları var. Üryani eriği kabızlık, şişkinlik gibi sorunlara birebir iyi geliyor. Kan dolaşımına da çok faydalı. Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nde yapılan çalışmada üryani eriği yiyen balıklarda kansere karşı ciddi direnç geliştirildiği belgelendi. Hem sindirim sistemine iyi geliyor hem insanı rahatlatıyor hem de kansere karşı direnci artırıyor" dedi.

"Kastamonu'nun Dışında Bu Meyveyi Yetiştirmek Mümkün Değil"

Üryani eriğinin Daday menşeili bir ürün olduğunu belirten Tiryaki, meyvenin başka illerde yetiştirilemeyeceğini vurguladı: "Taşköprü sarımsağı gibi Daday'ın üryanisi de meşhur. Kastamonu'nun dışında bunu yetiştirmek mümkün değil. Endemik, tamamen bu bölgeye özgü bir ürün. Coğrafi işaretini Daday Belediyesi almıştır. Talebi karşılayacak üretimimiz yok. Dadaylı herkesin kendi bahçesinde, bağında, bostanında mümkün olduğunca yetiştirmesini bekliyorum. Biraz daha fazla üretilirse mutlaka değerlendirilip satılır" ifadelerini kullandı.

Kabuklardan Çay Üretimi için Yeni Çalışma

Bu yıl üryani eriğinin kabuklarının soyulup kurutulduğunu ve bunların laboratuvar analizine gönderildiğini belirten Tiryaki, "Kastamonu Üniversitesi MERLAB'da analiz yapıldıktan sonra kabukların çay olarak kullanılabilirliğini araştıracağız. Tabiatta kırmızı olan her şey antioksandır, kansere karşı direnç göstergesidir. İnşallah üryani kabuğu çayını da yakında içeceğiz" dedi.

4 Yıllık Hasat Arası Sona Erdi

Hasatta çalışan Melahat Gökmen, ürünün kendileri için büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Bu ürün her yerde olmaz, soğuk vurunca yetişmiyor. 3-4 senedir olmuyordu, bu sene Allah verdi" şeklinde konuştu. Mürüvvet Sefer ise kabukların değerlendirilme yöntemini anlatarak, "Eriklerimizin kabuklarını atmıyoruz. Süzgeçten süzüp sofralara döküyor, kurutuyoruz. Sonra da çay olarak tüketiyoruz" dedi.

Ali Yılmaz - Vera Haber Gazetesi
Ali Yılmaz Gündem & Politika Şefi

Ankara ve Türkiye gündemi, parlamento kulisleri ve siyasal analizler üzerine 15 yılı aşkın deneyime sahip kıdemli gazeteci.

Yazar Profili & Tüm Yazıları

Bağlantılı Gelişmeler & Benzer Haberler

Özel Seçki

Yorumlar (0)