Tereyağı mı, bitkisel yağ mı sorusu yıllardır sofralarda ve sağlık dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Yayınlanan yeni bir araştırma, bu uzun soluklu tartışmaya dikkat çekici veriler ekledi. 30 yılı aşkın süre boyunca yaklaşık 200 bin kişinin beslenme alışkanlıkları ve sağlık durumları yakından takip edildi.
Çalışma, tereyağı tüketiminin azaltılıp yerine bitkisel yağların konmasının daha düşük erken ölüm riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bulgular, JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanarak bilim dünyasının gündemine oturdu.
Zeytinyağı, kanola yağı ve soya yağı tüketiminin; tüm nedenlere bağlı ölümün yanı sıra kanser ve kalp-damar hastalıkları kaynaklı ölüm riskinin daha düşük olmasıyla bağlantılı olduğu görüldü. Buna karşılık daha fazla tereyağı tüketen kişilerde genel ölüm ve kanser kaynaklı ölüm riskinin daha yüksek olduğu gözlendi.
Araştırmada önemli bir aşamayı da günlük beslenmede tereyağının çıkarılıp yerine farklı bitkisel yağların eklenmesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçların modellenmesi oluşturdu. Bu modellemeye göre:
- Günlük tereyağı tüketiminin bitkisel yağlarla değiştirilmesi, toplam ölüm riskinde yüzde 17 daha düşük oranla ilişkilendirildi.
- Bitkisel yağlar arasında özellikle zeytinyağı, kanola yağı ve soya yağı öne çıkan türler olarak belirlendi.
- Tereyağı ağırlıklı olarak doymuş yağ içerirken, bitkisel yağlar daha yüksek oranda doymamış yağ asitleri barındırıyor.
Araştırmanın başyazarı Yu Zhang, elde edilen ilişkinin büyüklüğünün dikkat çekici düzeyde olduğunu ifade etti. Araştırmacılar, iki yağ türünün beslenmedeki farklı yerinin uzun vadeli sağlık sonuçlarını da doğrudan etkileyebileceğine işaret etti.
Çalışma, Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu, Mass General Brigham ve Broad Institute bünyesindeki bilim insanlarının iş birliğiyle yürütüldü ve 221 bin 54 yetişkinin verisi 33 yıla kadar kapsadı.